An assembly point (the Umschlagplatz) in the Warsaw ghetto for Jews awaiting deportation. Warsaw, Poland, between 1940 and 1943.

Kurbanlar Mozaiği: Genel Bakış

İlk hedefleri Yahudiler olmasına karşın, Naziler ve işbirlikçileri diğer gruplara da ırkçı ya da ideolojik nedenlerle zulmettiler. Almanya'daki Nazi ayrımcılığının ilk kurbanları arasında politik muhalifler, öncelikle Komünistler, Sosyalistler ve sendika başkanları vardı. 1933'te, SS ilk toplama kampı Dachau'yu, binlerce Alman politik mahkum için tutuklama merkezi olarak kurdu. Naziler aynı zamanda, çalışmalarını yıkıcı olarak değerlendirdikleri ya da Yahudi olan, yazarlara ve sanatçılara onları tutuklayarak, ekonomik sınırlamalar getirerek ya da diğer ayrımcılık yöntemleriyle zulmettiler.

Naziler, ırkçılık temelinde Romanları (Çingeneler) hedef aldılar. 1935 Nuremberg Yasaları’nın (ırkçı teorilere göre Yahudileri kan bağına göre tanımlayan Alman yasaları) yorumları daha sonra Romanları içerecek şekilde uyarlandı. Naziler, Romanları Nazi taslaklarında “tembel” ve “asosyal”, üretken olmayan ve sosyal olarak uyumsuz olarak nitelendirdi. Lodz gettosuna sürülen Romanlar, Polonya'daki Chelmo imha kampında bulunan mobil gaz karavanlarında ilk öldürülecekler arasındaydı. Naziler aynı zamanda, 20.000'den fazla Roman'ı, birçoğunun gaz odalarında öldürüldüğü Auschwitz-Birkenau kampına sürdüler.

Naziler, Polonyalıları ve diğer İslavları aşağılık olarak gördüler ve onları cezaya maruz bıraktılar, zorla çalıştırdılar ve sonuçta yok ettiler. İdeolojik olarak tehlikeli olduğu düşünülen Polonyalılar (binlerce entelektüeli ve Katolik rahibi kapsayan) AB-Aktion olarak bilinen bir operasyonda idam edildiler. 1939 ve 1945 arasında, en az 1,5 milyon Polonyalı vatandaş zorunlu çalışma için Alman bölgesine sürüldü. Yüz binlercesi de Nazi toplama kamplarında hapsedildi. Almanların, II. Dünya Savaşı boyunca en az 1,9 milyon Yahudi olmayan Polonya vatandaşını öldürdükleri tahmin edilmektedir.

Alman işgalindeki Sovyetler Birliği'nde, Komiser Emri (Silahlı Kuvvetler Yüksek Kumandanı tarafından Alman ordusuna verilen) Kızıl Ordu politik yetkililerinin öldürülmesini hedefledi. 1941–1942 sonbahar ve kışı süresince, Alman ordusu yetkilileri ve Alman Güvenlik Polisi, Sovyet savaş mahkumlarının kitlesel öldürülüşü ırkçı politikasında birlik oldular: Yahudiler, “Asya yüz çizgilerine” sahip kişiler ve yüksek politik ve askerî liderler seçildi ve vuruldu. Üç milyon civarında olan diğerleri kasten ölmeleri niyetiyle doğru dürüst barınak, yemek ve ilacın olmadığı geçici kamplarda tutuldu.

Naziler, Nazizm'e karşı çıkan Hıristiyan kilise liderlerini olduğu kadar Adolf Hitler'i selamlamayan ya da Alman ordusuna hizmet etmeyen Yehova Şahitleri’ni de hapsettiler. “Ötenazi Programı” olarak adlandırılan program yoluyla, Naziler tahminen zihinsel ve fiziksel engelli 200.000 kişiyi öldürdüler. Naziler, aynı zamanda, Alman ulusunun korunması için engel teşkil ettiğini düşündükleri erkek eşcinsellere de zulmettiler. Naziler “kronik” eşcinsel olarak isimlendirdiklerini, “asosyal” ya da suç davranışları gösteren diğer binlerce kişiyi de toplama kamplarında hapsettiler.

Nazi ideolojisi birçok çeşitli düşman tanımladı ve Yahudi olan ya da olmayan milyonlarca insanın sistematik zulmünü ve cinayetini yönetti.