<p>Hitler, Devlet Başkanı Hindenburg’u kasıtlı çıkarılan bu yangınla olağanüstü hâl ilan etmeye ikna etti. Hükümet, bu yangını çarpıtılmış bir şekilde komünist çabaların devleti ortadan kaldırma girişimi olarak sundu. Hitler ve yandaşları, Reichstag yangınını Devlet Başkanı Paul von Hindenburg’un bir olağanüstü hâl kararnamesi olan 28 Şubat Halkını ve Devletini Koruma Karanamesi’nin kabul edilmesi için kullandı.</p>

Reichstag Yangın Kararnamesi

Reich Başkanı'nın Halkı ve Devleti Koruma Kararnamesi,  Nazi liderliğinin Almanya'yı demokrasiden diktatörlüğe taşıyan aşamalı süreçteki bir dizi önemli kararnameler, yasama işlemleri ve içtihatlarından biriydi.

  • Alıntı yap
  • Share
  • Yazdır
  • Dil Türkçe

    Bu sayfa aşağıdaki dillerde de mevcuttur:

Arka plan

Reich Başkanı'nın Halkı ve Devleti Koruma Kararnamesi, Reichstag Yangın Kararnamesi olarak da bilinir. 28 Şubat 1933'te çıkarılmıştır.

27 Şubat 1933 günü, 24 yaşındaki Hollandalı militan Marinus van der Lubbe, Alman parlamentosunu (Reichstag) ateşe vererek uzun süre boyunca Alman birliğinin simgesi olmuş binada büyük zarara yol açtı. Hükümet, olayı Adolf Hitler'in Başkan Paul von Hindenburg tarafından 30 Ocak 1933 günü Reich Şansölyesi tayin edilmesine cevaben Komünistlerin devleti yıkma komplosunun bir parçası olarak yanlış şekilde yansıttı.

Hitler kabinesi, 4 Şubat'ta basını kısıtlayıp polise siyasi toplantı ve yürüyüşleri yasaklama yetkisi verdi. Nazi liderleri, bunun üzerine Reichstag yangınını Başkan von Hindenburg'un Halkı ve Devleti Koruma Kararnamesi denilen daha aşırı bir önlemi onaylaması için kullandı.

Genellikle Reichstag Yangın Kararnamesi olarak bilinen düzenlemeler, Alman anayasasının özellikle insan haklarını ve hukuk kurallarının yürütülmesini teminat altına alan önemli hükümlerini askıya aldı. Kararname, başka hakların yanı sıra toplantı hakkı, ifade hürriyeti ve basın hürriyetinin de kısıtlanmasına izin verdi ve polis soruşturmalarındaki tüm kısıtlamaları kaldırdı. Bu kararnamenin yürürlüğe girmesiyle rejim, siyasi rakipleri belirli bir suçlama olmaksızın tutuklayıp hapse atma, siyasi örgütleri feshetme ve basın yayın organlarını baskı altına alma serbestliğine kavuştu. Kararname, merkezî hükümete devlet hukukunu ve yerel hukuku hükümsüz kılma, devlet kurumlarını ve yerel kurumları lağvetme yetkisi de verdi. Bu kanun, Nazi polis devletinin kalıcı bir özelliği hâline geldi.

Çeviri

(Reichsgesetzblatt I, 1933, s. 83'ten çevrilmiştir.)

Alman Anayasası'nın 48. Maddesi'ne (2) binaen aşağıdaki hususlar, devleti tehlikeye atan komünist şiddet eylemlerine karşı savunma tedbiri olarak karara bağlanmıştır:

1. Madde
Alman Reich Anayasası'nın 114, 115, 117, 118, 123, 124 ve 153. paragrafları ikinci bir duyuruya kadar askıya alınmıştır. Bu nedenle kişisel özgürlükler, fikrin ifade edilme hakkı, basın hürriyeti, toplantı yapma ve dernek kurma hakkında kısıtlamalara, posta, telgraf ve telefon iletişimi gizliliğinin ihlallerine, ev arama izinlerine, müsadere emirlerine ve özel mülk üzerinde kısıtlamalara aksi belirtilmedikçe yasal sınırların ötesinde izin verilebilir.

2. Madde
Kamu güvenliği ve düzeninin yeniden tesisi için gereken tedbirlerin alınmaması durumunda Reich hükümeti, en yüksek devlet otoritesinin yetkilerini geçici olarak devralabilir.

3. Madde
Reich hükümeti tarafından 2. Madde'ye dayanılarak karara bağlanan emirlere göre, eyalet ve vilayet yetkilileri bu hususa uymak zorundadır.

4. Madde
Bu kararnamenin yürütülmesi için en yüksek devlet makamları ya da bunlara bağlı makamlarca verilen emirlere ya da 2. Madde'ye göre Reich hükümetince verilen emirlere itaatsizliği kışkırtan, tahrik ya da teşvik edenler--işlenen fiilin daha ağır cezalar öngören başka kararnamelerde yer almaması durumunda--altı aydan az olmamak şartıyla hapis ya da 150 ila 15,000 Reichsmark para cezasına çarptırılabilir.

1. Madde'yi ihlal ederek insan hayatını tehlikeye atanlar, hafifletici nedenler göz önüne alınarak altı aydan az olmamak şartıyla ihlal, bir kişinin ölümüne neden olmuşsa hafifletici nedenler göz önüne alınarak iki yıldan az olmamak şartıyla hapis cezasına çarptırılacaktır. Ek olarak, cezaya mal ya da mülkün müsaderesi eklenebilir.
Kamu yararına aykırı bir eylemi tahrik ya da teşvik edenler, hafifletici nedenler göz önüne alınarak, üç aydan az olmamak şartıyla hapis cezasına çarptırılacaktır.

5. Madde
Ceza Yasası'nda ömür boyu hapisle cezalandırılacağı belirtilmiş olan suçlar, idamla cezalandırılacaktır: Örneğin 81 (vatana ihanet), 229 (zehirleme), 306 (kundakçılık), 311 (mülkiyete karşı işlenen suçlar) ve 324 (halkı zehirleme) numaralı paragraflar.

Önceden daha ağır bir ceza şartı öngörülmemesi durumunda aşağıdakiler ölüm, ömür boyu hapis ya da 15 yılı aşmayacak hapis cezasına çarptırılabilir:

1. Reich Başkanı'nı ya da Reich Hükümeti'nin ya da devlet yönetiminin bir üyesini ya da yetkilisini öldürme suçunu üstlenen ya da böyle bir öldürme eylemini teşvik eden, bu suçu işlemeyi kabul eden, böyle bir teklifi kabul eden ya da böyle bir cinayette iş birliği içine girenler.

2. Ceza Yasası'nın 115. paragrafına (2) (ayaklanma) ya da Ceza Yasası'nın 125. paragrafına (2) (kamu düzenini bozma) göre, silahlı suç işleyen ya da silahlı bir kişiyle bilinçli ve kasıtlı bir şekilde iş birliği yapanlar.

3. Ceza Yasası'nın 239. paragrafına göre, siyasi kavgada rehin olarak kullanma amacıyla adam kaçıranlar.

Bu kararname ilan edildiği günden itibaren yürürlüktedir.

Berlin, 28 Şubat 1933

Reich Başkanı von Hindenburg
Reich Şansölyesi A Hitler
İç İşleri Bakanı Frick
Adalet Bakanı Dr. Gürtner

Thank you for supporting our work

We would like to thank Crown Family Philanthropies and the Abe and Ida Cooper Foundation for supporting the ongoing work to create content and resources for the Holocaust Encyclopedia. View the list of all donors.