
Pasifik’te II. Dünya Savaşı
Pasifik’teki II. Dünya Savaşı, Japonya’nın Aralık 1941 tarihinde Pearl Harbor’a yaptığı beklenmedik saldırının ardından başladı. Bu saldırı, Amerika Birleşik Devletleri’ni uzun yıllar süren soyutlama yanlısı bir dış politika sonrasında savaşa sürükledi. Amerika Birleşik Devletleri, Büyük Britanya ve diğer müttefik ülkelerle birlikte dünyanın birden fazla savaş alanında yer aldı. Japon İmparatorluğu, Nazi Almanyası ve Faşist İtalya’nın başını çektiği Mihver kuvvetlerine karşı savaştılar. Pasifik’teki gelişmeler de dâhil olmak üzere II. Dünya Savaşı olayları, dünya siyasetini nihaî olarak yeniden şekillendirdi.
Önemli gerçekler
-
1
1930’larda Japon İmparatorluğu, Pasifik’teki hâkimiyetini güvence altına almak istiyordu. 1937’de Nazi Almanyası ve Faşist İtalya ile ittifak kurdu. Bu ittifak, 1945 yılında II. Dünya Savaşı’nın sona ermesine kadar sürecekti.
-
2
Japon uçakları, 7 Aralık 1941 tarihinde Pearl Harbor’a saldırarak Amerika Birleşik Devletleri’ni hem Pasifik hem de Avrupa savaş alanlarına çekti. ABD’nin askerî çabaları, sonunda II. Dünya Savaşı’nın seyrinin değişmesine yardımcı olarak Nazi Almanyası ve diğer Mihver kuvvetlerinin yenilgisine yol açtı.
-
3
World War II in thPasifik’teki II. Dünya Savaşı—savaşta ilk kez atom bombasının kullanılması da dâhil olmak üzere—ağır kayıplara ve önemli ölçüde yıkıma sahne oldu.
e Pacific was marked by heavy casualties and significant destruction, including the first use of an atomic bomb in warfare.
II. Dünya Savaşı (1939–1945), esas olarak iki bölgede gerçekleşti: Pasifik cephesi ve Avrupa cephesi. Pasifik cephesi Japonya, Çin ve Pasifik Okyanusu ile Asya’daki pek çok adayı kapsıyordu. Avrupa cephesi ise Avrupa kıtasının yanı sıra Kuzey Afrika ve Sovyetler Birliği’ndeki bölgeleri de kapsıyordu.
Bu bölgeler, coğrafî olarak farklı olsa da özellikle Japonya’nın Aralık 1941’de Pearl Harbor’da Amerika Birleşik Devletleri’ne saldırmasının ardından bu iki cephedeki savaşlar ayrılmaz bir şekilde birbirine bağlandı. Pearl Harbor, soyutlama yanlısı Amerika Birleşik Devletleri’ni savaşın içine çekti. Bu durum, Japonya ve Almanya’yı II. Dünya Savaşı’ndan önceki yıllarda kurulan ittifaka yeniden bağlı kalmaya yönlendirdi.
Pasifik’teki II. Dünya Savaşı, acımasız bir çatışmaydı. Bu çatışma, hem Müttefik hem de Mihver kuvvetleri için önemli ölçüde kayba ve yıkıma yol açtı. Amerika Birleşik Devletleri’nin Ağustos 1945’te Hiroşima ve Nagazaki’de atom bombası kullanması, II. Dünya Savaşı’nın Japon sivil halkı için yıkıcı sonuçlarla sona ermesine neden oldu.
Japonya’nın Bölgesel Genişlemesi: 1930’lar
1930’ların başında Japon İmparatorluğu, uzun yıllardır ekonomik bir bunalım içindeydi. Japonya’nın kendi sınırları içinde üretime yönelik hammaddeye erişimi yoktu. Pasifik kıyısındaki bölgelerin kontrolünü ele geçirerek ekonomik güvenlik elde etmeyi umuyordu. Bu bölgeler Japonya’ya petrol, kauçuk ve diğer emtialara erişim imkânı sağlayabilirdi. Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık, Sovyetler Birliği ve Çin Cumhuriyeti, Japonya’nın genişlemesinin önündeki önemli engellerdi.
Japon İmparatorluğu, gözünü Çin Cumhuriyeti bölgesine dikti. Bu dönemde Çin, Chiang Kai-shek (1887–1975) liderliğinde milliyetçi ve anti-komünist bir devletti. Japonya, 1931 yılında Çin’in Mançurya eyaletini işgal etti. Ertesi yıl Japonya, fethettiği Mançurya’yı (1932–1945) kukla bir devlete dönüştürdü. Mançurya—bağımsız bir devlet olduğu iddia edilse de—Japonya tarafından kontrol ediliyordu. Japonya, bu bölgeyi Pasifik’te daha fazla yayılmak için bir üs olarak kullanmayı umuyordu.
Milletler Cemiyeti, Japonya’nın Mançurya’yı işgaline bir soruşturma yürüterek karşılık verdi. Milletler Cemiyeti, I. Dünya Savaşı (1914–1918) sonrasında kurulmuş, uluslararası bir örgüttü. Ulusların toprak egemenliğini korumayı ve gelecekteki savaşları önlemeyi amaçlıyordu. ABD liderleri, Milletler Cemiyeti’nin kurulması için lobi faaliyetlerinde bulunmuş ancak Amerika Birleşik Devletleri, hiçbir zaman Cemiyet’e katılmamıştır. Milletler Cemiyeti, Japonya’nın savaş ilanı yapmadan Çin topraklarının büyük bir bölümünü zorla ele geçirdiği ve işgal ettiği sonucuna varmıştır. Japonya’yı kınamış ve Japon liderlere askerlerini işgal ettikleri topraklardan çekmeleri çağrısında bulunmuştur.
Bunun üzerine Japonya, Mart 1933’te Milletler Cemiyeti’nden çekildi. Ekim 1933’te Almanya da Şansölye Adolf Hitler’in liderliğinde Milletler Cemiyeti’nden ayrıldı. Bu geri çekilmeler, I. Dünya Savaşı sonrası uluslararası işbirliği yoluyla barışı teşvik etme çabalarının başarısızlıkla sonuçlandığını ortaya koydu.
Çin ile Savaş Hâlindeki Japonya
Japonya, Mançurya’yı işgal ettikten sonra imparatorluğunu daha da genişleterek Çin’e ait olan birden fazla bölgenin kontrolünü ele geçirdi. Bu dönemde Japonya ile Çin arasındaki gerilim artmaya devam ederek tam anlamıyla bir savaşa yol açtı.
İkinci Çin-Japon Savaşı, Temmuz 1937’de Japonya’nın Çin’in başkenti Nanjing’e girmesiyle başladı. Japonya, o bölgede bir yer edinirken acımasız savaş zulümleri işledi. Bunlardan en bilineni, Aralık ayında başlayan Nanjing Katliamı (ya da Nanjing Tecavüzü) olmuştur. Katliam sırasında tüm köyler yok edildi, on binlerce kadın tecavüze uğradı ve işkence gördü, ölü sayısı ise yüz binlere ulaştı. Japonya’nın Nanjing’e saldırısı, Aralık 1937’den Şubat 1938’e kadar sürdü. Şiddet, Çin’in başkentini yerle bir etti. Japonya, 1945 yılında II. Dünya Savaşı sona erene kadar süren bir kukla hükûmet kurdu.
Japonya’nın Almanya ve İtalya ile İttifakı
Japonya, Çin ile çatışması şiddetlenirken hem Nazi Almanyasıhem de Faşist İtalya ile aynı safta yer aldı. Kasım 1936’da Japonya ve Almanya, Anti-Komintern Paktı’nı imzalayarak Sovyetler Birliği’ne karşı bir ittifak oluşturdu. Almanya Şansölyesi Adolf Hitler, komünizmi hem Almanya’nın hem de Japonya’nın ortak düşmanı olarak gördüğünden Japonya ile ittifakı kısmen onayladı. Bu pakt, Hitler’in Nazi Almanyası’nı Yahudiler tarafından kontrol edildiğine dair yanlış bir iddiada bulunduğu küresel komünizme karşı mücadelede lider olarak konumlandırmasına yardımcı oldu. İtalya, 1937 yılında Anti-Komintern Paktı’na katıldı.
Çin ile Japonya arasındaki savaş üçüncü yılına girerken Avrupa’da savaş riski, baş göstermeye başladı. 1 Eylül 1939 tarihinde Almanya, Polonya’yı işgal etti. Büyük Britanya ve Fransa, kısa bir süre sonra Almanya’ya savaş ilan etti. Ancak Amerika Birleşik Devletleri, izole ve tarafsız kalmaya devam etti.
Avrupa’da savaşın başlamasından bir yıldan biraz fazla bir süre sonra 27 Eylül 1940 tarihinde Japonya, Almanya ve İtalya ile Üçlü Pakt’ı imzaladı. Üçlü Pakt’ta Japonya, “Avrupa’da yeni bir düzenin kurulmasında Almanya ve İtalya’nın liderliği”ni kabul etmiştir. Buna karşılık olarak Almanya ve İtalya, Japonya’nın “Genişletilmiş Doğu Asya Bölgesi”nde yeni bir düzen oluşturma hakkına sahip olduğunu kabul etmiştir. Bu Üçlü Pakt, Mihver kuvvetleri olarak bilinen üç ülke arasındaki ittifakı resmî hâle getirmiştir. Diğer beş ülke (Bulgaristan, Hırvatistan, Macaristan, Romanya ve Slovakya), nihayetinde Üçlü Pakt’ı imzalamıştır.
Japon ordusu, bu dönemde hızla genişlemiştir. Japonya’nın ordusu, 1937–1941 yılları arasında iki katından fazla büyümüştür. 1941 yılına gelindiğinde Japon donanması, Pasifik’teki İngiliz ve Amerikan filolarının toplam gücünü aşmıştı.
Amerika Birleşik Devletleri’nin Tepkisi
Japonya’nın bölgesel saldırganlığı, Amerika Birleşik Devletleri’nde geniş çapta kınamaya yol açtı. Başkan Franklin D. Roosevelt Japon yayılmasının Çin’in ötesine geçerek Hong Kong, Güneydoğu Asya ve o dönemde bir ABD toprağı olan Filipinler’e yönelik saldırılara yol açmasından korkuyordu.
Milletler Cemiyeti’nin Japonya’nın Çin’deki eylemlerini kınamasına karşın diplomatik çabalar, çatışmaları durduramadı. Başkan Roosevelt, Japon uçaklarının USS Panay devriye botu da dâhil olmak üzere, birçok Amerikan ve İngiliz gemisine saldırıp batırmasının ardından Aralık 1937’de Japonya’ya yönelik ortak bir İngiliz-Amerikan deniz ablukası uygulanmasını düşündü. Ancak 1930’lu yıllarda Amerika’da güçlü bir soyutlama yanlısı tutum hâkimdi. Başkan Roosevelt, Amerika Birleşik Devletleri’nin yurtdışında çatışmalara girmek istediği izlenimini vermekten kaçınıyordu.
Amerika Birleşik Devletleri, Japonya’nın saldırganlığını engellemeye ve Japonya’yı Mançurya ile Çin’den çekilmeye zorladı. 1940 yılında Amerika Birleşik Devletleri, Japonya’ya yapılan ihracatı kısıtladı. 1941 yılında Amerika Birleşik Devletleri, Japonya’ya ekonomik yaptırımlar uyguladı. Japonya, petrol ve diğer doğal kaynaklarda ciddi bir kıtlıkla karşı karşıya kaldı. Bu kıtlıklar ve imparatorluğunu genişletme hırsıyla hareket eden Japonya, Pasifik’teki ABD ve İngiliz bölgelerine saldırmaya karar verdi. Bu dönemde Amerika Birleşik Devletleri bölgeleri arasında Amerikan Samoası, Guam, Hawaii, Filipinler ve Wake Adası yer alıyordu. İngiliz bölgeleri arasında ise Burma (günümüzde Myanmar olarak da bilinir), Hong Kong, Malaya (günümüzde Malezya) ve Singapur yer almaktaydı.
Japon İmparatorluğu’nun Pearl Harbor’a Saldırması ve Amerika Birleşik Devletleri’nin II. Dünya Savaşı’na Girmesi
Japon İmparatorluğu, 7 Aralık 1941 tarihinde Hawaii’deki Pearl Harbor’da bulunan Amerika Birleşik Devletleri Pasifik Filosu’na beklenmedik bir saldırı düzenledi. Saldırı, Amerikan filosuna ciddi hasar verdi ve ağır kayıplara neden oldu.
Pearl Harbor’a yapılan bu korkunç saldırı, II. Dünya Savaşı’nda önemli bir dönüm noktası oldu. Saldırıdan bir gün sonra 8 Aralık 1941’de Amerika Birleşik Devletleri, Japonya’ya savaş ilan etti. 11 Aralık’ta Almanya, 1940 tarihli Üçlü Pakt’ta yer alan hükümleri gerekçe göstererek Amerika Birleşik Devletleri’ne savaş ilan etti. Amerika Birleşik Devletleri, artık Pasifik ve Avrupa cephelerinde savaşın içine çekilmişti.
Pearl Harbor saldırısından sonra Japonya, bir dizi askerî zafer kazandı. Aralık 1941’de Guam, Wake Adası ve Hong Kong, Japonların eline geçti. Bunu 1942’nin ilk yarısında Filipinler, Burma, Hollanda Doğu Hint Adaları (Endonezya), Malaya ve Singapur izledi. Japon birlikleri, tarafsız Tayland’ı da işgal etti. Japonya, Tayland liderlerine Amerika Birleşik Devletleri ve Büyük Britanya’ya savaş ilan etmeleri konusunda baskı yaptı. Yeni Gine’deki Avustralya ve Yeni Zelanda kuvvetleri ile Hindistan’daki İngiliz kuvvetleri, Japonların ilerleyişini ancak 1942 ortalarında durdurabildi.
Midway Muharebesi: Pasifik’teki Dönüm Noktası
Pasifik savaşındaki dönüm noktası, 4-7 Haziran 1942 tarihlerinde gerçekleşen Midway Muharebesi’nde Amerikan donanma zaferinin ardından geldi. 1942 yazına kadar Japonya, Pasifik’te sürekli ilerliyor ve Amerika Birleşik Devletleri’nin Batı kıyılarına yaklaşıyordu. Ancak savaştan önce ABD istihbaratı, Japonya’nın donanma kodlarını kırarak ABD kuvvetlerinin saldırıya hazırlanmasını sağlamıştı.
Japonya’nın Midway Muharebesi’ndeki maddi kayıpları ve zayiatı, ABD’nin kayıplarından çok daha ağırdı. Savaşta 350’den fazla ABD’li denizci, deniz piyadesi ve hava kuvvetleri askerine kıyasla yaklaşık 3.000 Japon denizci ve hava kuvvetleri askeri, hayatını kaybetti. Amerika Birleşik Devletleri’nin Midway Muharebesi’ndeki zaferi, Pasifik’teki savaşın seyrini değiştirdi.
Pasifik’te II. Dünya Savaşı—Ağustos 1942, Fotoğraflar: ABD kuvvetleri, Solomon Adaları’nda Japonlara saldırdı. Bu durum, nihayetinde Japon kuvvetlerinin Şubat 1943’te Guadalcanal Adası’ndan çekilmesine yol açtı. Müttefik kuvvetler, Pasifik’te yavaş yavaş deniz ve hava üstünlüğünü ele geçirdi. Adadan adaya geçerek ilerlediler ve çoğu zaman önemli ölçüde kayıplar verdiler. Ancak Japonlar, Çin anakarasındaki mevzilerini 1945 yılına kadar başarıyla savundular.
Ekim 1944’te ABD kuvvetleri, Filipinler’i Japon birliklerinden geri almaya başladı. Aynı yıl ABD Ordusu Hava Kuvvetleri, Japonya’ya karşı stratejik bir bombardıman harekatı başlattı. İngiliz kuvvetleri, Burma’yı yeniden ele geçirdi.
1945 yılının başlarında Amerika Birleşik Devletleri, stratejik öneme sahip Iwo Jima (Şubat) ve Okinawa (Nisan) adalarını işgal etti. İşgaller sırasında Amerikan kuvvetleri, ağır kayıplar verdi ve Japon kamikaze (intihar) hava saldırılarıyla karşı karşıya kaldı. Bununla birlikte 22 Haziran 1945 tarihinde Okinawa’yı ele geçirdiler.
Altı hafta öncesinde, 8 Mayıs 1945 tarihinde milyonlarca Amerikan askerinin de dâhil olduğu Müttefik kuvvetler, Nazi Almanyası ve Mihver işbirlikçilerini yenilgiye uğrattı. Onların zaferiyle Avrupa’da II. Dünya Savaşı ve Holokost sona ermiş oldu.
Atom Bombası ve Pasifik’teki Savaşın Sonu
6 Ağustos 1945 tarihinde ABD Ordusu Hava Kuvvetleri, Japonya’nın Hiroşima kentine atom bombası attı. İlk patlama, on binlerce insanın ölümüne yol açtı. Daha sonra pek çok insan da radyasyona maruz kalarak hayatını kaybetti. Üç gün sonra Amerika Birleşik Devletleri, Japonya’nın Nagazaki şehrine ikinci bir atom bombası attı. Tahminler farklılık gösterse de iki patlama sonucunda 110.000 ila 210.000 sivil hayatını kaybetti.
8 Ağustos’ta Sovyetler Birliği, Japonya’ya savaş ilan etti ve Japon işgali altındaki Mançurya’yı işgal etti.
Japonya, 14 Ağustos 1945 tarihinde teslim olmayı kabul etti. Ardından ABD kuvvetleri, ülkeyi işgal etti. Japonya 2 Eylül 1945 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri, Büyük Britanya ve Sovyetler Birliği’ne resmen teslim oldu.
Pasifik Savaşı Sırasında Gerçekleşen Ölüm Sayısı
II. Dünya Savaşı sırasında Pasifik’te gerçekleşen ölüm sayısı çok yüksekti ve bu durum, hem askerleri hem de sivilleri etkiledi.
II. Dünya Savaşı sırasında Japonya’da ölenlerin sayısı üç milyona kadar ulaştı. Bu ölümlerin yaklaşık iki milyonu askerdi. Savaş sırasında 20 milyon kadar Çinli öldürüldü. Bu ölümlerin üç ila dört milyonu savaşçılardan oluşuyordu. Pasifik cephesinde 250.000’den fazla Amerikalı yaralandı. 100.000’den fazla ABD askerî personeli, Japon İmparatorluğu’na karşı savaşırken hayatını kaybetti.
Pasifik Cephesinde II. Dünya Savaşı Sırasındaki Önemli Tarihler ve Olaylar
Eylül 1931: Japonya, Çin’in Mançurya eyaletini işgal etti.
Mart 1933: Japonya, Milletler Cemiyeti’nden çekildi.
Ekim 1933: Almanya, Milletler Cemiyeti’nden çekildi.
Kasım 1936: Japonya ve Almanya, Anti-Komintern Paktı’nı imzalayarak Sovyetler Birliği’ne karşı bir ittifak oluşturdu.
Temmuz 1937: İkinci Çin-Japon Savaşı başladı. Japonya, Çin’in başkenti Nanjing’e girdi.
Kasım 1937: İtalya, Anti-Komintern Paktı’na katıldı.
Aralık 1937: Japonya’nın Çin’in başkenti Nanjing’e saldırısı başladı. Saldırı, Şubat 1938’e kadar devam etti.
12 Aralık 1937: Japon uçakları—devriye botu USS Panay de dâhil olmak üzere—birçok Amerikan ve İngiliz gemisini saldırıya uğratarak batırdı.
1 Eylül 1939: Almanya, Polonya’yı işgal etti.
3 Eylül 1939: Fransa ve Büyük Britanya, Almanya’ya savaş ilan etti. ABD Başkanı Franklin D. Roosevelt, Amerika Birleşik Devletleri’nin “tarafsız bir ulus” olarak kalacağını ifade etti.
27 Eylül 1940: Japonya, Almanya ve İtalya ile Üçlü Pakt’ı imzaladı.
1940–1941: Amerika Birleşik Devletleri, Japonya’ya yönelik ihracat kısıtlamalarına başladı ve nihayetinde ekonomik yaptırımlar uyguladı.
7 Aralık 1941: Japon İmparatorluğu, Hawaii’deki Pearl Harbor’da bulunan Amerika Birleşik Devletleri Pasifik Filosu’na beklenmedik bir saldırı düzenledi. Japonlar, ayrıca Pasifik’teki diğer birden fazla Amerika Birleşik Devletleri ve İngiliz bölgesine de saldırı gerçekleştirdi.
8 Aralık 1941: Amerika Birleşik Devletleri, Japonya’ya savaş ilan etti.
11 Aralık 1941: Almanya, 1940 tarihli Üçlü Pakt’ta yer alan hükümleri gerekçe göstererek Amerika Birleşik Devletleri’ne savaş ilan etti.
Aralık 1941: Guam, Wake Adası ve Hong Kong, Japonların eline geçti.
Ocak–Mayıs 1942: Malaya, Singapur, Hollanda Doğu Hint Adaları (Endonezya), Filipinler ve Burma, Japonların eline geçti.
4-7 Haziran1942: ABD donanmasının Midway Muharebesi’nde kazandığı zafer, Pasifik’teki savaşın seyrini değiştirdi.
Ağustos 1942: ABD kuvvetleri, Solomon Adaları’nda Japonlara saldırı düzenledi.
Şubat 1943: Japon kuvvetleri, Guadalcanal Adası’ndan çekildi.
Ekim 1944: ABD kuvvetleri, Filipinler’i Japon birliklerinden geri almaya başladı.
1945 yılının başları: Amerikan kuvvetleri, Şubat ayında Iwo Jima adasını ve Nisan ayında Okinawa adasını işgal etti.
8 Mayıs 1945: Avrupa’da Zafer Günü. Nazi Almanyası, kayıtsız şartsız teslim oldu.
22 Haziran 1945: Amerikan kuvvetleri, Okinawa’yı ele geçirdi.
6 Ağustos 1945: ABD Ordusu Hava Kuvvetleri, Japonya’nın Hiroşima kentine atom bombası attı.
8 Ağustos 1945: Sovyetler Birliği, Japonya’ya savaş ilan etti ve Japon işgali altındaki Mançurya’yı işgal etti.
9 Ağustos 1945: Amerika Birleşik Devletleri, Japonya’nın Nagazaki şehrine atom bombası attı.
14 Ağustos 1945: Japonya, teslim olmayı kabul etti ve ABD kuvvetleri ülkeyi işgal etti.
2 Eylül 1945: Japonya Amerika Birleşik Devletleri, Büyük Britanya ve Sovyetler Birliği’ne resmen teslim oldu. Pasifik’teki II. Dünya Savaşı sona erdi.
Dipnotlar
-
Footnote reference1.
II. Dünya Savaşı’nın sona ermesinden dört yıl sonra Ekim 1949’da Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC) kuruldu. Böylece Çin Komünist Partisi (ÇKP) ile 1927’den beri iktidarda olan Milliyetçi Parti ya da Kuomintang (KMT) arasındaki iç savaş sona erdi.
-
Footnote reference2.
Kukla hükûmet, bağımsız olarak faaliyet gösteriyor gibi görünse de aslında başka bir ülkenin hükûmeti tarafından kontrol edilen bir hükûmettir.