Jewish refugee children wave at the Statue of Liberty as the President Harding steams into New York harbor.

Amerika Birleşik Devletleri ve Holokost

Amerikalılar, Nazi rejiminin Yahudilere yaptığı zulüm hakkında anında güvenilir bilgiye ulaşabiliyordu ama pekçoğu, bir toplu katliam operasyonunun mümkün olabileceğini hayal edemedi. Amerikalıların büyük bir çoğunluğu Avrupalı Yahudilerin acısını paylaşmış olsa da mültecilere yardım ve Nazizmin mağdurlarını kurtarma, hiçbir zaman ulusal öncülük teşkil etmedi.

Önemli gerçekler

  • 1

    Amerika Birleşik Devletleri’ndeki iç kaygılarla birlikte (işsizlik ve millî güvenlik dahil olmak üzere) yaygın bir Yahudi düşmanlığı ve ırkçılık, Amerikalıların Nazizm karşıtı önlemlerini ve Avrupalı Yahudilere yardım etme çabalarını biçimlendirdi.

  • 2

    II. Dünya Savası sırasında Amerika Birleşik Devletleri ve diğer müttefik uluslar, insanî kaygılar yerine askerî zaferlere öncelik verdiler. Nazi rejimi ve işbirlikçileri tarafından katledilmek üzere hedef gösterilen Yahudileri kurtarmak, müttefiklerin savaş dönemi amacı değildi.

  • 3

    Amerika Birleşik Devletleri, 1933-1945 yılları arasında Nazi zulmünden kaçmaya çalışan 180.000 ila 225.000 mülteciyi kabul etti. Amerika Birleşik Devletleri diğer bütün uluslardan çok daha fazla mülteciye ülkeye giriş izni vermiş olsa da, o dönemdeki bütün kontenjanlar doldurulsaydı daha binlerce insana ABD göçmenlik vizesi verilebilirdi.

II. Dünya Savaşı sırasında, Nazilerin Yahudi ve Yahudi olamayan öteki kurbanlarını kurtarmak, Amerika Birleşik Devletleri Hükümeti için öncelikli bir konu değildi. Müttefik politikalarını belirleyenler için, Alman hatlarının ötesinde, geniş çaplı kurtarma operasyonlarını nasıl sürdürecekleri her zaman net değildi. Antisemitizm (Yahudilere karşı önyargı ve nefret), soyutlama politikası, ekonomik Buhran ve yabancı paranoyası (yabancılara karşı önyargı ya da korku) gibi nedenlerle, Devlet Bakanı Cordell Hull tarafından yönetilen ABD Devlet Bakanlığı mülteci politikası, mülteciler için Amerika Birleşik Devletleri'ne giriş vizelerini almayı zorlaştırdı.

ABD Devlet Bakanlığı, soykırım raporlarının yayınlanmasını da erteledi. Ağustos 1942'de, Devlet Bakanlığı, Nazilerin Avrupalı Yahudileri toplu yok etme planlarını doğrulayan bir telgraf aldı. Gerhart Riegner (Dünya Yahudi Kongresi, Cenevre temsilcisi) tarafından gönderilen Rapor diğer hükümet yetkililerine gönderilmedi. Devlet Bakanlığı, raporu alan Amerikalı Rappi Stephen Wise'den, raporu duyurmaktan kaçınmasını istedi.

Nazi zulümlerinin raporları, Amerika gazeteleri tarafından genellikte tam olarak yayınlanmıyordu. 1943'te, Polonyalı haberci Jan Karski, Varşova gettosundaki Yahudi liderlerden aldığı kitlesel ölüm haberleri konusunda Başkan Franklin D. Roosevelt'i bilgilendirdi. Acil bir idarî eylem gerçekleştirilmedi. ABD Kongresi, sığınacak yer arayan 10.000 kimsesiz Yahudi çocuğun Amerika Birleşik Devletleri'ne girmesine izin veren kanunu ikinci kez reddetti.

19 Nisan 1943'te, Amerika ve İngiliz temsilciler, savaş dönemi mülteci sorununa çözüm bulmak için Bermuda'da toplandı. Bermuda Konferansı'ndan önemli bir öneri çıkmadı. Ocak 1944'te Roosevelt, tehlikedeki mültecilerin kurtarılmasını sağlamak amacıyla Hazine Bakanlığı içindeki Savaş Mültecisi Kurulu'nu kurdu. New York'taki Ontario Liman bölgesi, mülteciler için sözde serbest bir kapı olarak hizmet vermeye başladı. Ama Ontario Liman bölgesine getirilen mülteciler Nazi işgalindeki bölgelerden değil, daha çok kurtarılmış bölgelerden gelenlerdi.

1944 baharı itibariyle, Müttefikler, Auschwitz-Birkenau toplama kampında zehirli gaz kullanılarak yapılan ölüm operasyonlarını biliyorlardı. Yahudi liderler, ABD hükümetinden gaz odalarını ve kamplara giden tren yollarını bombalamayı istemede başarısız oldular. 20 Ağustos'tan, 13 Eylül 1944'e kadar, ABD Hava Kuvvetleri, Birkenau gaz odalarına beş milden az bir uzaklıktaki, Auschwitz-Monowitz sanayi komplekslerini bombaladı. Ama ABD kurtarmaya müdahale etmeme politikasını sürdürdü ve ne gaz odalarını ne de mahkumları taşıyan tren yollarını bombaladı.