Agnes Fransızca eğitimi almak için 1939'da İsviçre'de bulunuyordu. 1940'da Budapeşte'ye döndü. Almanların 1944'te Macaristan'ı işgal etmesinin ardından, Agnes'e İsviçre Büyükelçiliği'nde sığınma hakkı verildi. Güvenli geçişlerin (Schutzpaesse) dağıtılması konusu da dahil olmak üzere, İsveçli diplomat Raoul Wallenberg'in Budapeşte'deki Yahudileri kurtarma çabalarına yardım etti. Sovyetler Budapeşte'ye girdiğinde Agnes Romanya'ya gitmeye karar verdi. Savaşın ardından ise, Amerika Birleşik Devletleri'ne göç etmeden önce İsveç ve Avustralya'ya gitti.
Agnes, genç bir kızken Macar Reform Kilisesi tarafından yönetilen Budapeşte'nin prestijli bir özel okulu olan Baar Madas'a gitti. Oradaki tek Yahudi öğrenci olmasına karşın, Agnes'in ailesi kızlarının okulda daha iyi bir eğitim almasının önemli olduğuna inanıyordu. Agnes'in babası, tekstil ithalatçısıydı ve kızını kendisini düşünmesi konusunda cesaretlendiriyordu.
1933–39: 1936'da İtalya'da Sinyora Maria Montessori ile birlikte eğitim teknikleri okudum ve öğretmenlik yapmama izin veren bir diploma aldım. Fransızcamı ilerletmek ümidiyle 1939'da İsviçre'ye seyahat ettim. 9 Eylül'de arkadaşlarımla Cenevre Gölü'nde yüzerken Siyonist Kongresi’ne katılan bazı Polonyalı Yahudiler ile tanıştım. Birden Almanların Polonya'yı istila ettiği haberi duyuruldu. Korkan ve hâlâ mayolu olan Polonyalılar ailelerini aramak için koştular.
1940–44: 1944'te Budapeşte'de Yahudileri kurtarmak için çalışan İsveçli diplomat Raoul Wallenberg için çalışıyordum. O Kasım faşistler, Yahudilerin Danube Nehri kıyılarında infaz edilmesini emretti. Yahudiler, üçlü gruplar hâlinde bağlanmıştılar. Ortadaki kişiyi vuruyorlardı. Böylelikle üçü de batıp boğuluyordu. Wallenberg ekibine "Kim yüzme biliyor?" diye sordu. Ben bildiğimi söyledim. Suyun kenarına koştuk ve bir grup suya düştüğü an buz gibi nehre daldık. 50 kişiyi kurtardık. Daha sonra hastalandım ve bir buçuk gün komada kaldım.
Savaştan sonra Agnes, İsveç ve Avustralya'ya gitti. 1951'de Amerika'ya taşındı. Daha sonra kendini yazılarına, Wallenberg ve eylemlerini öğretmeye adadı.
İsveç'in Budapeşte büyükelçiliğine atanan İsveçli diplomat Raoul Wallenberg, Holokost esnasında gerçekleştirilen en kapsamlı ve başarılı kurtarma çalışmalarından birine önderlik etti. Wallenberg Macaristanlı binlerce Yahudi'nin Auschwitz-Birkenau ölüm merkezine sürgün edilmesini önlemek için Amerikan Savaş Mültecileri Kürsüsü ve Dünya Yahudi Kongresi ile işbirliği yaptı. Diğer tarafsız ülkelerin diplomatları da kurtarma çalışmalarına katıldı. İsviçreli diplomat Carl Lutz, yaklaşık 50.000 Yahudi'nin İsviçre himayesine alınmasını sağlayacak göç izinlerini çıkardı. İtalyan işadamı Giorgio Perlasca, sözde İspanyol diplomat rolü üstlenerek Yahudilere sahte İspanyol vizelerini verdi. Savaş bitince, çoğu bu kurtarma çabaları nedeniyle olmak üzere, 100.000'den fazla Yahudi Budapeşte'de kaldı.
Savaşın son zamanlarına kadar Amerika Birleşik Devletleri Yahudileri Holokost’tan kurtarma girişiminde bulunmadı. Ocak 1944’te, Hazine Bakanı Henry Morgenthau, Jr. Başkan Franklin D. Roosevelt’i Savaş Mültecileri Kurulu’nu kurmaya ikna etti.
Yahudi kitle katliamlarına ilişkin doğrulanmış raporlar ABD Dışişleri Bakanlığına 1942’de ulaşmış olsa da yetkililer suskun kalmıştı. Savaş sırasında, Dışişleri Bakanlığı Nazi Almanyası politikaları kurbanlarını kurtarmanın en iyi yolunun, savaşı mümkün olduğu kadar kısa sürede kazanmak olduğunda ısrar ediyordu.
Savaş Mültecileri Kurulu, Yahudileri işgal altındaki topraklardan kurtarmak ve Nazi toplama kamplarında bulunanlara yardım sağlamak için Yahudi örgütleriyle, tarafsız ülkelerdeki diplomatlarla ve Avrupa’daki direniş gruplarıyla birlikte çalıştı. Kurulun en kapsamlı kurtarma çabaları, Macaristan’ın Budapeşte şehrindeki İsveçli diplomat Raoul Wallenberg liderliğinde gerçekleşti. Wallenberg, koruyucu İsveç pasaportları dağıtarak, on binlerce Macar Yahudisinin Auschwitz’e sürülmesini önlemeye yardım etti. İsveç tarafsız bir ülke olduğundan, Almanya İsveç vatandaşlarına kolayca zarar veremiyordu. Wallenberg ayrıca Budapeşte Yahudileri için hastaneler, kreşler ve aş evleri de kurdu.
Savaş Mültecileri Kurulu, 200.000’e yakın Yahudinin kurtarılmasında hayatî bir rol oynadı. Ancak, kurtarma hareketi daha önce başlamış olsaydı, kim bilir kaç Yahudinin daha kurtarılabileceği bazılarınca hâlâ merak edilmektedir. Sovyetlerin Budapeşte’yi özgürlüğe kavuşturduğu sırada Raoul Wallenberg ortadan kayboldu. En son 17 Ocak 1945’te Sovyet birlikleri ile beraber görülmüştü. On yıl sonra, Sovyetler Birliği onun tutuklandığını itiraf etti ve 1947’de hapishanede öldüğünü öne sürdü.
We would like to thank Crown Family Philanthropies, Abe and Ida Cooper Foundation, the Claims Conference, EVZ, and BMF for supporting the ongoing work to create content and resources for the Holocaust Encyclopedia.
View the list of all donors.