Holokost ve II. Dünya Savaşı ile ilgili makalelerin alfabetik listesine gözatın. Nazilerin iktidara yükselmesi, Holokost’un nasıl ve neden gerçekleştiği, Nazi kamplarında ve gettolarda yaşam ve savaş sonrası yargılamalar gibi konular hakkında daha fazla bilgi edinin.
<< Önceki | Görüntülenen sonuçlar: 1-20 (30 arasından); "Makale" için | Sonraki >>
Savaş Mültecileri Kurulu Savaşın son zamanlarına kadar Amerika Birleşik Devletleri Yahudileri Holokost’tan kurtarma girişiminde bulunmadı. Ocak 1944’te, Hazine Bakanı Henry Morgenthau, Jr. Başkan Franklin D. Roosevelt’i Savaş Mültecileri Kurulu’nu kurmaya ikna etti.Yahudi kitle katliamlarına ilişkin doğrulanmış raporlar ABD Dışişleri Bakanlığına 1942’de ulaşmış olsa da yetkililer suskun kalmıştı. Savaş sırasında, Dışişleri Bakanlığı Nazi Almanyası…
II. Dünya Savaşı’nın ardından yurt içi, uluslararası ve askerî mahkemeler, savaş suçlularını on binlerce duruşmada yargıladı. Nazi döneminde işlenen suçların faillerini adalete teslim etme çabaları, 21. yüzyılda da devam edecek. Ne yazık ki bu faillerin çoğu hiç yargılanmadı ya da cezalandırılmadı. Yine de savaş sonrası yargılamalar sonucunda önemli içtihatlar ortaya çıktı. Günümüzde yurt içi ve uluslararası mahkemeler, savaş dönemindeki vahşetleri…
II. Dünya Savaşı’nın ardından, savaş suçlusu sanıklar hem uluslararası, hem de yerel mahkemelerde yargılandı. Önde gelen Alman yetkililerin duruşmaları, yargıçları Müttefik güçlerden (Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, Sovyetler Birliği ve Fransa) oluşan Uluslararası Askerî Ceza Mahkemesi (IMT) nezdinde Almanya Nürnberg’de yapıldı. 18 Ekim 1945 ile 1 Ekim 1946 arasında, IMT, 22 “önemli” savaş suçlusunu barışa karşı işlenen suçlardan, savaş suçlarından,…
Almanya’da ve hatta tüm Avrupa’da Romanlara (Çingeneler) yapılan zulüm, Nazilerin 1933’te iktidara gelmesinden önce de devam ediyordu. Bavyera, Almanya’daki polis 1899 yılında bile Romanların merkezi kaydını tutuyordu ve daha sonra Münih’teki Romanlara karşı polis operasyonlarını koordine edecek bir komisyon kurdu. 1933 yılında Almanya’da polis, Nazi öncesi yasaları “Çingene” yaşam tarzını izleyenlere karşı daha sert bir şekilde uygulamaya başladı. Naziler,…
Yahudi düşmanlığı ve Yahudilere yapılan zulüm Nazi ideolojisinin temel ilkesini göstermekteydi. 1920'de yayınlanan 25 maddelik Parti Programlarında, Nazi parti üyeleri Yahudileri “Aryan” toplumundan ayırma ve politik, kanunî ve medenî haklarını ellerinden alma niyetlerini açıkça bildirdi. Nazi liderleri, iktidarı ele geçirdikten hemen sonra, Alman Yahudilere zulmetme konusunda verdikleri sözü iyi bir şekilde yerine getirmeye başladılar. Yahudi vatandaşların haklarını…
Savaş Öncesi Almanya’sında Yahudiler Yahudiler, Orta Çağ’dan itibaren Almanya’da yaşamıştır. Avrupa’nın pek çok yerinde olduğu gibi yüzyıllar boyunca yaygın bir zulümle karşı karşıya kalmışlardır. Almanya’daki Yahudilere Hıristiyan Almanlarla aynı hakların verilmesi, 19. yüzyılı bulmuştur. Naziler 1933 yılında iktidara geldiğinde Almanya’daki Yahudiler, Alman toplumuna gayet iyi entegre olmuş, hatta asimile olmuş durumdaydı. Almanya’daki Yahudiler, topluma…
SD (Sicherheitsdienst), Nazi Partisi’nin bir istihbarat servisiydi. Heinrich Himmler’in kontrolü altındaki seçkin bir Nazi Partisi paramiliter örgütü olan SS’nin (Schutzstaffel, Koruma Taburu) bir parçasıydı. SD, Nazi dönemi boyunca Yahudi karşıtı Nazi politikalarında giderek daha belirgin bir rol üstlendi. En başta da SD, Einsatzgruppen’in önemli bileşenlerinden biriydi.
Siyon Liderlerinin Protokolleri, Yahudilere karşı nefreti teşvik etmek için kullanılan Yahudi karşıtı bir kitaptır. İlk olarak 1903’te yayınlanmıştır. Protokoller, Yahudilerin dünyayı yönettiği iddiası çevresinde komplo teorileri içermektedir. Modern zamanların en yaygın Yahudi karşıtı yayınıdır.
Protocols of the Elders of Zion, modern zamanların en yaygın Yahudi karşıtı yayınıdır. Aşağıda yayınlanması ve dağıtılmasıyla ilgili seçilmiş tarihlerin bir listesi verilmiştir.
Yahudi mahkûmlar, son derece olumsuz koşullar altında bazı Nazi kamplarında direniş ve ayaklanmalar başlattı. 14 Ekim 1943 tarihinde Sobibor’daki mahkûmlar, kamptaki SS personelinin 11 üyesini öldürmüştür. Öldürülenler arasında kampın yardımcı komutanı Johann Niemann da vardı. Dikenli telleri aşarak ve kampı çevreleyen mayın tarlasında hayatlarını tehlikeye atarak kaçan 300’e yakın mahkûmdan sadece 50 kadarı, savaştan sağ çıkabildi.
Alman SS ve polis yetkilileri, 1942 baharında günümüz Polonya’sının doğu sınırı yakınlarında bulunan bataklık ve seyrek nüfuslu bir bölgede Sobibor ölüm merkezini kurdu. Kampın en geniş bölgesi 400 metreye 600 metrelik bir alanı kaplıyordu. Etrafına dikilen ağaçlar mıntıkayı kamufle ediyordu ve tüm kamp 15 metre genişliğinde mayın tarlalarıyla çevriliydi. Sobibor ölüm merkezindeki yetkililer, küçük bir Alman SS subayı ve polis memuru grubundan ve eski Sovyet savaş…
22 Haziran 1941 tarihinde Nazi Almanyası, savaşta Polonya’ya karşı müttefiki olan Sovyetler Birliği’ne sürpriz bir saldırı başlatmıştır. Savaşın sonunda Alman birlikleri yüzlerce kilometre ilerleyerek Moskova’nın varoşlarına kadar gelmiştir. İşgalin ardından mobilize ölüm mangaları, Sovyet Yahudilerini toplu olarak katletmeye başlamıştır. Alman ordusu ve sivil işgal politikaları, milyonlarca Sovyet savaş esirinin ve Sovyet sivilin ölümüne neden olmuştur.
“Soykırım,” uluslararası kabul görmüş bir suçtur. Bu terimin çok belirli bir yasal tanımı vardır. Soykırım terimi ulusal, etnik, ırksal ya da dinî bir grubu tamamen ya da kısmen yok etmek amacıyla işlenen eylemleri ifade eder.
İngilizcedeki “soykırım” terimi, 1944 öncesine kadar mevcut değildi. Soykırım, bir grubun varlığını ortadan kaldırma amacıyla gruplara karşı işlenen şiddet içeren suçları ifade eden çok spesifik bir terimdir. İnsan hakları, 1948 Birleşmiş Milletler Evrensel İnsan Hakları Bildirgesi’nde belirtildiği gibi, bireylerin haklarını konu alır. 1944’te Raphael Lemkin (1900–1959) adındaki Polonyalı bir Yahudi avukat, Avrupalı Yahudilerin imha edilmesi de dahil, sistematik…
Bu, “soykırım” kavramının gelişiminde ciddi kavramsal ve hukukî ilerlemenin kaydedildiği bir zaman sürecini kapsar. Soykırım olarak kabul edilebilecek bütün olayların detaylandırılmasına kalkışmaz. Daha ziyade soykırım teriminin nasıl şiddet karşıtı grupların yaygın tehditlerine yanıt veren siyasî, hukukî ve etik sözlüğün bir parçası hâline geldiğini açıklamaya çalışır.1900: Raphael Lemkin“Soykırım” sözcüğünü üreten Raphael Lemkin, 1900 yılında…
SS Polis Devleti Nazi terörünün önemli bir aracı, Adolf Hitler ve diğer parti liderleri için özel muhafız birliği olarak kurulan Koruyucu Takım ya da SS’di (Schutzstaffel). Siyah gömlekli SS üyeleri, yardımcı polis gücü ve daha sonraları toplama kampı muhafızları olarak da hizmet gören, daha küçük, üst düzey bir grubu oluşturuyordu. Sonunda Fırtına Birlikleri’ni (SA) önem açısından gölgede bırakan SS, 1934’ten sonra Nazi Partisinin özel ordusu hâline geldi.SS…
St. Louis yolcuları, Küba’da güvenli bir sığınak bulamamaları ve Amerika Birleşik Devletleri’ne girme taleplerinin reddedilmesi üzerine Büyük Britanya, Fransa, Belçika ya da Hollanda’da karaya çıktılar. Farklı ülkelere çıkan yolcuların akıbeti, coğrafya ve Almanya’ya karşı savaşın gidişatı da dâhil olmak üzere birçok faktöre bağlı olmuştur.
St. Louis yolcuları, Küba’da güvenli bir sığınak bulamamaları ve Amerika Birleşik Devletleri’ne girme taleplerinin reddedilmesi üzerine Büyük Britanya, Fransa, Belçika ya da Hollanda’da karaya çıktılar. Farklı ülkelere çıkan yolcuların akıbeti, coğrafya ve Almanya’ya karşı savaşın gidişatı da dâhil olmak üzere birçok faktöre bağlı olmuştur.
St. Louis’in Yolculuğu Bir Alman transatlantiği olan St. Louis’in yolculuğu, Nazi teröründen kaçmaya çalışan çok sayıda insanın karşılaştığı zorlukları dramatik bir şekilde vurgulamaktadır. Mayıs 1939’da çoğu Yahudi mülteci olan 937 yolcu Almanya’nın Hamburg şehrinden Küba’ya doğru yola çıktı. Çoğu sonunda Amerika Birleşik Devletleri’ne iltica etmeyi planlıyordu ve kabul için bekleme listesindeydi. Tüm yolcularda Küba’ya giriş izni veren karaya…
Alman transatlantik yolcu gemisi St. Louis, Mayıs 1939’da Hamburg, Almanya’dan Havana, Küba’ya doğru yola çıktı. 937 yolcunun neredeyse tamamı, Yahudi mültecilerdi. Küba hükûmeti, geminin karaya çıkmasına izin vermedi. Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada, yolcuları kabul etmekte isteksiz davrandı. En sonunda St. Louis gemisinin yolcularının Nazi Almanyası’na dönmek yerine Batı Avrupa ülkelerine inmelerine izin verildi. St. Louis gemisinin yolcularından 254’ü,…
We would like to thank Crown Family Philanthropies, Abe and Ida Cooper Foundation, the Claims Conference, EVZ, and BMF for supporting the ongoing work to create content and resources for the Holocaust Encyclopedia. View the list of donor acknowledgement.