<p>Amerikan askerleri Buchenwald toplama kampının azat edilmesinden sonra kampa giriyor. Buchenwald, Almanya, 11 Nisan 1945 sonrası.</p>

Azat

Bu görüntü hakkında daha fazla bilgi için

Azat Savaşın son aşamalarında, toplama kampı mahkûmlarını ilk azat edenler Sovyet askerleri oldu. 23 Temmuz 1944’te, Polonya’daki Majdanek kampına girdiler, ardından da diğer ölüm merkezlerinden birkaçını ele geçirdiler. 27 Ocak 1945’te Auschwitz’e girdiklerinde yüzlerce hasta ve bitkin mahkûmla karşılaştılar. Almanlar kamptan apar topar çekilirken, bu mahkûmları geride bırakmak zorunda kalmıştı. Ayrıca kurbanların eşyaları da geride kalmıştı: 348.820 erkek takım elbisesi, 836.255 kadın paltosu ve on binlerce çift ayakkabı.

İngiliz, Kanada, Amerikan ve Fransız birlikleri de kamplardaki mahkûmları serbest bıraktılar. İngiliz güçleri Bergen-Belsen’e girerken, Amerikalılar da Buchenwald ve Dachau’nun azat edilmesinden sorumluydu. Almanlar sağ kalan mahkûmların bulunduğu kampları boşaltmaya ve suçlarının kanıtlarını gizlemeye çalıştılarsa da, Müttefik askerleri bir Amerikan askerinin ifadesiyle "istiflenmiş odun yığınları gibi" binlerce cesetle karşılaştı. Hâlâ hayatta olan mahkûmlar da adeta canlı cenazelere dönmüştü.

Amerikan ordusunda gazeteci olan Bill Barrett, Dachau’da gördüklerini şöyle anlatıyordu: "Pis yük vagonunun içinde kadın erkek karışık, on iki kadar ceset vardı. Öyle uzun süre aç bırakılmışlardı ki, hareketsiz bilekleri sanki uçlarında pençeler olan süpürge sapları gibiydi. Bunlar kasıtlı bir şekilde açlıktan öldürülen kurbanlardı..."

Müttefik birlikleri, doktorlar ve yardım örgütü çalışanları hayatta kalan mahkûmları beslemeye çalıştı, ancak pek çok mahkûm yiyecekleri hazmedemeyecek kadar güçsüzdü ve kurtarılamadı. Kurtarıcıların tüm çabalarına rağmen kampta sağ kalanların birçoğu öldü. Auschwitz’te sağ olarak bulunan mahkûmların yarısı azat edildikten birkaç gün sonra hayatını kaybetti.

Kurtulanlar yeni kavuştukları özgürlüklerine karışık tepkiler verdi. Bir kısmı diğer aile bireyleriyle tekrar bir araya gelmek için sabırsızlanırken, bazılarıysa pek çok akraba ve arkadaşları ölürken, sağ kaldığından dolayı suçluluk duyuyordu. Bazıları ise hayatta kalanlardan biri olan, psikiyatr Viktor Frankl gibi karmakarışık olmuştu: "Ürkek bir şekilde etrafa ve birbirimize sorgulayarak baktık. Sonra kamptan dışarı birkaç adım atacak cesareti bulabildik. Bu defa hiç kimse bize bağırarak emir vermiyordu, bir yumruktan ya da tekmeden sıyrılmaya çalışmamıza gerek yoktu. 'Özgürlük' diye tekrarlayıp dururduk kendi kendimize, ama yine de kavrayamıyorduk".

Önemli Tarihler

23 TEMMUZ 1944
SOVYET GÜÇLERİ MAJDANEK KAMPINI AZAT ETTİ

Büyük bir Nazi kampına ilk yaklaşanlar, Polonya’da Lubnin yakınlarında bulunan Majdanek kampına ulaşan Sovyet güçleri oldu. Hızlı Sovyet ilerleyişi karşısında gafil avlanan Almanlar, toplu katliamlarının kanıtlarını ortadan kaldırmak amacıyla kampı yıkmaya çalıştı. Kamp görevlileri Majdanek’teki büyük krematoryumu ateşe verdi, ancak kamp apar topar boşaltıldığından, gaz odaları olduğu gibi kaldı. Sovyet güçleri daha sonra Auschwitz’i (Ocak 1945), Gross-Rosen’i (Şubat 1945), Sachsenhausen’i (Nisan 1945), Ravensbrueck’ü (Nisan 1945) ve Stutthof’u (Mayıs 1945) azat etti.

11 NİSAN 1945
AMERİKAN GÜÇLERİ BUCHENWALD KAMPINI AZAT ETTİ

ABD güçleri 1945 Nisan ayında, Almanya’da Weimar yakınlarındaki Buchenwald toplama kampını, Nazilerin kampı tahliye etmeye başlamasından birkaç gün sonra azat etti. Azat edildikleri gün, mahkûmlara ait bir yeraltı direniş örgütü, geri çekilen kamp muhafızlarının zulmünü engellemek için Bunchenwald’ın kontrolünü ele geçirdi. Amerikan güçleri Bunchenwald’da 20.000’den fazla mahkûmu azat etti. Amerikan güçleri ayrıca Dora-Mittelbau (Nisan 1945), Flossenbuerg (Nisan 1945), Dachau (Nisan 1945) ve Mauthausen (Mayıs 1945) ana kamplarını da azat etti.

15 NİSAN 1945
İNGİLİZ GÜÇLERİ BERGEN-BELSEN KAMPINI AZAT ETTİ

İngiliz güçleri Almanya’da Celle yakınlarındaki Bergen-Belsen toplama kampına girdi. Tifüs salgınından dolayı son derece kritik durumda olan 60.000 civarında mahkûm sağ bulundu. 10.000’den fazlası yetersiz beslenme ya da hastalıktan dolayı birkaç hafta içinde hayatını kaybetti. İngiliz güçleri Neuengamme (Nisan 1945) da dâhil olmak üzere, Kuzey Almanya’daki diğer kampları azat etti.